Hakiki aşk…Çok etkileyici…
Ahmed b. Said el-Âbid babasından şöyle rivayet ediyor:
“Kûfe’de bizim yanımızda ibâdet eden bir genç bulunuyordu. Bu genç cum’a namazı kılınan mescidden çıkmıyordu. Neredeyse mescidi terketmez hale gelmişti. Güzel yüzlü, boyu bosu yerinde, güzel ahlâklıydı. Güzel ve akıllı bir kadın ona aşık oldu. Bu aşk uzun bir zaman devam etti. Birgün kadın bu gencin yolu üzerinde durdu. Genç camiye gitmek istiyordu. Kadın ona ‘Ey genç! Seninle konuşmak istiyorum. Sonra istediğini yap!’ dedi. Buna rağmen genç, kadını dinlemeden ve onunla konuşmadan yoluna devam etti. Sonra kadın yine evine gitmek isteyen gencin önüne çıktı ve ona ‘Ey genç! Seninle konuşmak istediğim birkaç kelimeyi benden dinle!’ dedi. Genç, başını eğerek bir müddet düşündü ve ‘Bu durum itham edilme durumudur. Ben ise töhmete fırsat vermek istemiyorum’ dedi. Kadın, gence şöyle dedi: ‘Allah’a yemin ederim, ben senin durumunu bilmiyor değilim. Âbid kimselerin böyle bir durumu benden görmelerinden Allah’a sığınıyorum. Siz âbidlerin billûr gibi olup leke kabul etmeyeceğini bilirim. Sana söyleyeceklerimin hulâsası şudur; Bütün azalarım seninle meşguldür. Benim ve senin işinde Allah’tan kork!’ Genç, evine gitti. Namaz kılmak istedi. Fakat nasıl namaz kılacağını bilemedi. Bunun üzerine eline bir kâğıt aldı ve yazdı. Sonra evinden çıktı. Baktı ki kadın hâlâ yerinde durmaktadır. Mektubu kadının yanına attı ve evine döndü. Mektupta şunlar yazılıydı:
Yorum Yazın 22.03.2008








