Malik ibn Dinar Hazretleri anlatiyor:
Basra?da küçük bir grubun bir cenazeyi tasidiGini gördüm. Cenazeyi uGurlayan baska kimse de yoktu. Neden cenazeye katilim olmadiGini sordum. Dediler ki:
- Bu adam büyük günahkâr, asi ve ömrünü bosa harcamis biriydi. Devamını okuyun…»
07.05.2008
”Bir insanin ömrü ne kadar olur?”
ÖMÜR, EZANLA NAMAZ ARASI KADARDIR
Torunu, dedesine merakla soruyor: “DedeciGim! Bir insanin ömrü ne kadar olur?”
Dede gülerek “Ezanla namaz arasi kadar yavrum” deyince
Torun: “Nasil yani, ömür bu kadar kisa mi?”
Dede: “Evet yavrum ömür, namazsiz ezanla, ezansiz namaz arasi kadardir. Devamını okuyun…»
07.05.2008
Adamın biri,bir gün elbiselerini yıkamak için Nil nehrinin kenarına gitmiÅŸti.Nehrin kenarında dururken,bir de baktı ki GörülmemiÅŸ ÅŸekilde büyük bir akrep kendisine doÄŸru geliyor. Çok korkmuÅŸtu.Akrebin ÅŸerrinden Cenab-ı Hakk’a sığındı.Akrep nehire geldiÄŸinde,sudan büyük bir kurbaÄŸa çıkıp akrebe doÄŸru geldi.Akrep,kurbaÄŸanın sırtına binip suyun üzerinde yüzüp gittiler.
Gördükleri,adamın çok tuhafına gitmişti.Onları nehrin kenarında takip etti.Nehrin karşı yakasına geçtiklerinde akrep,kurbağayı bırakıp dalları büyük,gölgesi çok olan bir ağacın yanına gitti.
Adam bir de baktı ki,aÄŸacın altında Allah’a asi bir genç mışıl mışıl uyuyor.Kendi kendine:”La havle vela kuvvete illa billah.Bu akrep nehrin ötesinden buraya kadar,bu genci sokmak için geldi.”dedi ve içinden,akrep gence yaklaÅŸtığı zaman hemen akrebi öldürmeye karar verdi.Onun için akrebe yakın bir yerde durdu.Bir de baktı ki karşıdan büyük bir yılan,genci öldürmek için,gence doÄŸru geliyor.Bu sırada akrep,yılanın üzerine hücum etti ve başını sokmaya baÅŸladı.yılan öldükten sonra akrep,nehre döndü.KurbaÄŸa da onu orada bekliyordu.Akrep tekrar kurbaÄŸaya binip nehrin öte yanına geçti.Adam arkalarından bakakalmıştı.
Gencin yanına geldiğinde,genç hala uyuyordu.Adam kendi kendine şöyle dedi:
“Ey uyuyan genç!Allah(c.c) seni,sen farketmesende karanlığın içindeki her türlü kötülükten korur.Sen uyusan bile Allah(c.c) uyumaz.O kullarına çok merhametlidir.
07.05.2008
Hindistan da çok unlu bir ressam varmış…
Herkes bu ressamın yaptıklarını kusursuz kabul edecek kadar beÄŸenirmiÅŸ…
Ve onu “Renklerin Ustası” anlamına gelen Ranga Çeleri olarak tanısa da; kısaca Ranga Guru derlermiÅŸ…
Onun yetiÅŸtirdiÄŸi bir ressam olan Racici ise artik eÄŸitimini tamamlamış ve son resmini yaparak Ranga Guru’ya götürmüş ve ondan resmini deÄŸerlendirmesini istemiÅŸ…
 Devamını okuyun…»
05.04.2008
Gazneli Sultan Mahmut bir gün divana gittiğinde bütün memleket büyüklerinin orada toplanmış olduklarını gördü. Beylerini ve vezirlerini denemek istedi. Bir mücevher çıkararak vezirine uzattı:
“Bu nasıl bir mücevher, değeri ne olabilir?“ diye sorunca vezir:
“Bu çok kıymetli bir mücevherdir, yüz eşek yükü altın eder,“ dedi.
PadiÅŸah: Devamını okuyun…»
04.04.2008
Sonraki Yazılar
Önceki Yazılar