Resimli hadis Ve ayetler


Yorum Yazın 01.08.2008









Abdullah bin Mes’ud (r.a.) rivayet ediyor:
Resûlullah (s.a.v.) bana, “Bana Kur’ân oku” buyurdu.
“Kur’ân sana indirildiği halde ben mi sana okuyacağım?” dedim.
“Evet, onü başkasından dinlemeyi seviyorum” buyurdu.
Devamını okuyun…»
Yorum Yazın 21.06.2008
Sual: Dua niyetiyle “Sübhane rabbike” âyetini değiştirip, “Sübhane rabbina” diye okumak uygun mu?
CEVAP
İslam âlimleri fıkıh kitaplarında dua olarak da (Sübhane rabbike) şeklinde okunmasını bildirmişlerdir. (Dürr-ül muhtar, Merakıl felah)
Abdülgani Nablusi hazretleri buyuruyor ki:
Kur’an-ı kerimdeki duaları okurken değiştirmek, Kur’an-ı kerimi kasten değiştirmek olur. (Hadika)
Sübhane rabbike’nin manası
(Sübhane rabbike) demek, (Bütün insanların üstünde, akılların ermediği kemalatın, Devamını okuyun…»
Yorum Yazın 19.04.2008
Bilindiği üzere Kur’ân-ı Kerîm’in (ondört) yerinde secde ayeti vardır. Kur’an okuyan kimse bu ayetlere rastgelince dikkat çeker, secde ayetini okuyunca hemen duraklar. Kalkar, ellerini yanına salıverilmiş halde tekbir alır, namaz secdesi gibi secdeye iner. Secdede üç defa “Sübhâne Rabbiye’l-alâ” der, yahut: “Sübhâne Rabbinâ in kâne vâdü Rabbinâ lemef’ûla.” der. Sonra yine tekbir alarak başını kaldırır, böylece secde ayetini okuması sebebiyle yüklendiği secde mükellefiyetini yerine getirmiş olur.
Secdeden kalkınca:
“Gufrâneke Rabbenâ ve ileyke’l-masîr.” ayeti (dua makamında) okunur.
Şayet, ayet okunduğu, yahut dinlendiği halde, o anda secde yapılamayıp sonraya tehir edilecekse, bu defa sadece şu duâ okunur.
“Semi’nâ ve etâ’nâ, gufrâneke Rabbenâ ve ileyke’l-masîr.”
Yorum Yazın 08.03.2008
“Kim sabahleyin üç def’a

diyerek Sûre-i Haşr’ın sonundan üç âyet okursa Allah Teâlâ onun için yetmiş bin melek vazifelendirir, akşama kadar ona duâ ederler, o gün ölürse şehîd olarak ölür, akşamleyin bunu yapan da aynı derecededir.” (12)
“Sabaha çıkınca bin def’a:
diyen kimse nefsini Allah’dan satın almıştır.” (13)
Sabah namazını kıldıktan sonra kalkarken yedi defa:

“Allah’a sarılmaktan başka kuvvet yoktur ne bir hîle yapmak ne hîleye uğramış olmak fâide vermez. Ne Al-lah’dan kurtulacak yer ne de O’ndan sığınacak yer vardır. Kurtuluş ve sığınış ancak O’na dayanıp iltica etmektedir” derse yetmiş türlü belâ ondan def olur.” (14)
——————————————————————————–
(12) Tirmizî’den Tuhfetû’z-Zâkirîn, 77.
(13) bk. Buharî, Tevhîd, 58.
(14) Râmûzû’l-ehadîs.
Yorum Yazın 08.03.2008