ÖLÜYÜ DİRİLTEMEM
09.06.2008
Trablusşam Nakîb-ül-eşrâfı Şeyh Abdülfettâh Zağbî Efendi, Yûsuf Nebhânî hazretlerine şöyle anlatmıştır:
Bir defâsında bir arkadaşımız hastalanmıştı. Abdullah ibni Åžeyh Hıdır ez-ZaÄŸbî’yi de yanımıza alıp ziyâretine gitmek istedik. Onu götürmekten maksadımız hastanın bereketlerinden istifâde ederek ÅŸifâya kavuÅŸması idi. Ancak gitmek istemedi. Çok ısrar edince kabûl edip bizimle geldi. Hastanın yanına vardığımızda, ÅŸiddetli hastalığından hiç bir eser kalmadı.
Ayağa kalkıp bizi karşıladı.
-HoÅŸ geldiniz.” deyip konuÅŸtu. Ziyâreti yapıp yanından ayrıldık. Ayrılıp giderken yolda Åžeyh Abdullah hazretleri;
- Ben ölüyü diriltemem, dedi.
Bu sözüyle ziyâretine gittiğimiz kişinin öleceğine işâret etmişti. Dedim ki:
- Onun yüzünde hiç ölüm işâreti yok.”
Yine;
- Ben ölüyü diriltemem, buyurdu.
Sonra memleketine gitti. Hasta arkadaşımız iyileÅŸti çarşıya pazara çıkıp dolaÅŸtı. Ben Åžeyh Abdullah hazretlerinin işâretine ve diÄŸer taraftan da hastanın sıhhate kavuÅŸmasına hayret ediyordum. Çünkü o öleceÄŸine işâret etmiÅŸti. Hasta ise sapasaÄŸlam olmuÅŸtu. Aradan on gün kadar geçti. Bir gün o arkadaşın evinin bulunduÄŸu taraftan aÄŸlama sesleri iÅŸittim. Merak edip sorunca, arkadaşımızın vefât ettiÄŸini öğrendim. O zaman Åžeyh Abdullah’ın kerâmetini anladım.
Kategori: Dini Hikaye
Etiketler: ölü diriltme, ölüyü diriltme









Hadi Yorum Yazalım
You must be logged in to post a comment.