Namaz konusunda nefsimize ikazlar
04.03.2008
NAMAZ KONUSUNDA NEFSİMİZE İKAZLAR
“Bir zaman sinnen, cismen, rütbeten büyük bir adam bana dedi ki: “Namaz iyidir, fakat her gün her gün beşer defa kılmak çoktur; bitmediğinden usanç veriyor.”
O zatın o sözünden hayli zaman geçtikten sonra, nefsimi dinledim. İşittim ki; aynı sözleri söylüyor. Ve ona baktım gördüm ki, tembellik kulağıyla şeytandan aynı dersi alıyor. O vakit anladım, o zat, o sözü bütün nefisler namına, herkes adına söylemiş gibidir veya söylettirilmiştir. O zaman ben dahi dedim: “Madem nefsim beni hep kötü düşüncelere sürüklüyor,
Öyle ise ikaza önce nefsimden başlarım.
1. İkaz: Ey talihsiz nefsim! Acaba ömrün ebedi mi? Sonsuza kadar mı yaşayacaksın?
Gelecek seneye, belki yarına kadar yaşayacağına dair elinde bir senet var mı?
Seni usandıran, bıktıran; dünyada sanki devamlı kalacakmış gibi düşünmendir. Oysa bu dünyada ebedi kalmayacaksın. Ömrün azdır. Nasıl ömrün bir gün bitecekse, sonunda namaz ibadeti de bitecek.
2. İkaz: Ey midesine düşkün nefsim! Her gün ekmek yersin, su içersin, havayı teneffüs edersin, onlar sana usanç veriyor mu?” Madem usandırmıyor; çünkü bunlara sürekli ihtiyacın var. Usanmak değil, her seferinde lezzet alırsın.
Öyle ise, vücudumda senin arkadaşların olan kalbimin gıdası, ruhumun hayat suyu, bütün duygularımı coşturan ve doyuran hoş bir havası olan namaz da seni usandırmamalı.
3. İkaz: Ey Sabırsız nefsim! Acaba geçmiş günlerdeki ibadet vazifesini ve namaz yorgunluğunu ve musibet zahmetini, bugün düşünüp acı duymak, hem gelecek günlerdeki ibadet vazifesini ve namaz hizmetini ve musibet elemini bugün hayal edip sabırsızlık göstermek hiç akıl kârı mıdır? Şu sabırsızlıktaki misalin şöyle sersem bir kumandana benzer ki, Düşmanın sağ kanat kuvveti, onun sağındaki kuvvetine katılmış ve ona taze bir kuvvet olduğu halde, o, tutar; büyük bir kuvvetini sağ kanata gönderir. Merkezi zayıflaştırır. Hem, sol kanatta düşmanın askeri yok iken ve daha gelmeden, büyük bir kuvvet gönderir. “Ateş et!” emrini verir. Merkezi bütün bütün kuvvetten düşürtür. Düşman işi anlar, merkeze hücum eder, darmadağın eder.
Evet, buna benzersin. Çünkü, geçmiş günlerin zahmeti, bugün rahmete dönmüş, Elemi gitmiş, lezzeti kalmış.
Öyle ise, ondan usanç almak değil, belki yeni bir şevk, taze bir zevk ve devama ciddi bir gayret etmek lazım gelir. Gelecek günler ise madem gelmemişler,
Şimdiden düşünüp usanmak; aynen o günlerin açlığı ve susuzluğu ile bugün bağırıp çağırmak gibi bir deliliktir. Sabır kuvvetini geçmiş ve geleceğe dağıtma. İbadet noktasında sabrı, bulunduğun günde ve anda kullan.
İnsan üç sabır ile sorumludur:
a) İbadetleri devamlı yapmada sabır.
b) Günahlardan sakınmada sabır.
c) Musibetlere, belalara, hastalıklara karşı sabırdır.
4. İkaz: Ey sersem nefsim! Acaba şu kulluk vazifesi olan namaz neticesiz midir?
Ücreti az mıdır ki, sana usanç veriyor. Halbuki bir adam, sana birkaç para verse veyahut seni korkutsa, akşama kadar seni çalıştırır ve sen de usanmadan çalışırsın.
Bir kulluk vazifesi olan namaz neticesiz değildir.
Namazın meyveleri şunlardır:
a) Dünyada aklın, ruhun ve kalbin rahatı,
b) Kabrinde bir ışık ve gıda,
c) Mahkemen olan mahşerde bir senet ve bir bilet,
d) Sırat köprüsünde bir nurve bir burak.
5. İkaz: Ey Dünyaya çok bağlı nefsim!Acaba ibadetteki bıkkınlığın ve namazdaki kusurun dünyaya ait işlerinin çokluğundan mıdır? Acaba sırf dünya için mi yaratılmışsın ki, bütün vaktini ona harcıyorsun?
Eğer namaz kılsan, dünyaya ait işlerin de ibadet olur. Hem dünyaya ait geçimini, hem de ahiret için hazırlığını yapmış olursun.”
Namaz, yaratılışın gayesi, kainatın neticesi ve meyvesidir.
Namaz en vazgeçilmez bir ibadettir.Bu yüzden Bedir savaşında bile namazdan vazgeçilmedi. Bu yüzden Hz. Ömer yarasından kanlar akarken bile namaz kıldı. Yine Hz. Ali ayağındaki okun çıkarılması için namaza durdu.
Peygamberimiz son nefeslerinde bile ümmetine şöyle diyordu:
“Emriniz altındakilere iyi davranınız. Namaza, dikkat ve devam ediniz ! Ey kızım Fatıma! Allah katında makbul olacak ameller işleyiniz. Bana güvenmeyiniz. Yoksa ben, sizi Allah’ın azabından kurtaramam.”
Peygamberimiz: ”Kulun ilk hesaba çekileceği ameli, namazdır” buyurmuştur.
Namaz, Allah’ın sonsuz nimetlerine en büyük bir şükürdür.
Namazın manası, Rabbimizin Celaline karşı “ Sübhanallah” deyip, Onu her türlü kusur ve noksandan uzak tutup, tesbih etmek;Cemaline karşı “Elhamdülillah” deyip hamdetmek;Kemaline karşı “Allahuekber” deyip büyüklüğünü ilan edip, tazim etmektir.Bundan dolayıdır ki, bu üç kelime (Sübhanallah, Elhamdülillah ve Allahuekber) namazın her tarafında bulunmaktadır.
Namaz, bütün ibadetleri ve zikirleri içinde toplayan, en kapsamlı bir ibadettir.
Rabbimiz Kur’anda: “Muhakkak ki namaz, hayasızlıktan ve kötülükten alıkoyar” buyurmaktadır.
Namazsızlık, insanı şirke ve küfre götürebilir. Çünkü bir Hadiste: “Kişiyle şirk ve küfür arasında, namazın terki vardır” denilmiştir.Bir Müslüman’ın en büyük alameti, belirtisi namaz kılmasıdır.Peygamberimiz: “Onlarla bizim aramızda alamet-i farika (ayırıcı işaret) namazdır. Dolayısıyla namazı terk eden, kafirlere benzemiştir.” buyurmuştur.
Kim namaz kılma yolunda istekli ve gayretli olursa, Allah ona kolaylıklar yaratır ve tehlikelerden korur.
Allah’ın bizim namazımıza ihtiyacı yoktur. Ancak bizim ruhumuzun ona ihtiyacı olduğundan dolayı, bize farz olarak emredilmiştir.
Peygamberimiz: ”Ecel gelmeden önce tövbe etmekte; Vakit geçmeden önce namaz kılmakta acele ediniz.” buyurmuştur.
Kategori: Namaz
Etiketler: din, dini bilgiler, ikazlar, konusunda, Namaz, Namaz konusunda nefsimize ikazlar, namazın meyveleri, namazın yararları, nefsimize









Hadi Yorum Yazalım
You must be logged in to post a comment.