KURAN’IN GELECEKLE İLGİLİ HABERLERİ
08.06.2008
Kuran’ın mucizevi yönlerinden biri de, gelecekte gerçekleÅŸecek olan bazı olayları önceden haber vermiÅŸ olmasıdır. ÖrneÄŸin, Fetih Suresi’nin 27. ayetinde, müşriklerin iÅŸgali altında bulunan Mekke’yi fethedecekleri müminlere önceden şöyle müjdelenmekteydi:
Andolsun Allah, elçisinin gördüğü rüyanın hak olduÄŸunu doÄŸruladı. EÄŸer Allah dilerse, mutlaka siz Mescid-i Haram’a güven içinde, saçlarınızı tıraÅŸ etmiÅŸ, (kiminiz de) kısaltmış olarak (ve) korkusuzca gireceksiniz. Fakat Allah, sizin bilmediÄŸinizi bildi, böylece bundan önce size yakın bir fetih (nasib) kıldı.�
(Fetih Suresi, 27)
Dikkat edilirse ayette, Mekke’nin fethinden önce gerçekleÅŸecek bir baÅŸka fetih de haber verilmektedir. Gerçekten de ayette haber verildiÄŸi gibi müslümanlar önce, Yahudiler’in elinde bulunan Hayber Kalesi’ni fethetmiÅŸler, daha sonra da Mekke’ye girmiÅŸlerdir.
Gelecekte gerçekleÅŸecek olaylardan haber veriliyor olması Kuran’daki üstün hikmetlerden yalnızca bir tanesidir. Bu, Kuran’ın sonu olmayan bir ilmin sahibi olan Allah’ın sözü olduÄŸunu kanıtlayan bir delildir de. O dönemde yaÅŸayan hiçbir insanın sahip olamayacağı bilgilerle birlikte gelecekten verilen haberlerden baÅŸka bir tanesi de Bizans’ın yenilgisidir. İlerleyen sayfalarda detaylı olarak incelenecek olan bu tarihi olaydaki en dikkat çekici nokta Dünya’nın en alçak noktasında Rumlar’ın yenilgiye uÄŸramış olmasıdır. Bu dikkat çekcidir, çünkü ayette özellikle “en alçak nokta” belirtilmektedir. O dönemin teknolojisi ile böyle bir ölçümün yapılması ve Dünya’nın en alçak noktasının belirlenmesi elbette ki mümkün deÄŸildir. Bu, herÅŸeyden haberdar olan Allah’ın insanlara haber vermesidir.
BİZANS�IN GALİBİYETİ
Kuran’ın gelecek hakkında verdiÄŸi haberlerden biri de Rum Suresi’nin hemen başındaki ayetlerde yer alır. Bu ayetlerde Bizans İmparatorluÄŸu’nun bir yenilgiye uÄŸradığı, ama çok kısa bir zaman sonra tekrar galip geleceÄŸi bildirilmiÅŸtir:
�Elif, Lam, Mim. Rum (orduları) yenilgiye uÄŸradı. �Dünyanın en alçak yerinde”. Ama onlar, yenilgilerinden sonra yeneceklerdir. Üç ile dokuz yıl içinde. Bundan önce de, sonra da emir Allah’ındır. Ve o gün müminler sevineceklerdir.�
(Rum Suresi, 1-4)
Bu ayetler, Hıristiyan olan Bizanslılar’ın, putperest bir toplum olan Persler karşısında çok ağır bir yenilgiye uÄŸramasından yaklaşık 7 sene sonra, M.S. 620 civarında indirilmiÅŸti. Ve ayetlerde Bizans’ın çok yakında galip geleceÄŸi haber veriliyordu. Oysa o sırada Bizans o kadar büyük kayıplara uÄŸramıştı ki, deÄŸil tekrar galip gelmesi, ayakta kalması bile imkansız görülüyordu. Yalnız Persler deÄŸil Avarlar, Slavlar ve Lombardlar da Bizans devletine karşı büyük tehdit oluÅŸturmaktaydı. Avarlar İstanbul önlerine kadar gelmiÅŸlerdi. Bizans Kralı Heraklius, ordunun masraflarını karşılayabilmek için kiliselerdeki altın ve gümüş süs eÅŸyalarının eritilip paraya çevrilmesini emretmiÅŸti. Hatta bunlar da yetmeyince bronzdan heykeller bile para yapımı için eritilmeye baÅŸlanmıştı. Pek çok vali Kral Heraklius’a isyan etmiÅŸ, İmparatorluk parçalanma noktasına gelmiÅŸti. Önceden Bizans toprağı olan Mezopotamya, Kilikya, Suriye, Filistin, Mısır ve Ermenistan, putperest Persler’in iÅŸgali altına girmiÅŸti.20
Kısacası, herkes Bizans’ın yok olmasını bekliyordu. Ama tam bu dönemde, Rum Suresi’nin ilk ayetleri vahyedildi ve Bizans’ın dokuz yıl geçmeden yeniden galip geleceÄŸi haber verildi. Bu galibiyet öylesine imkansız gözüküyordu ki, Arap müşrikleri bu ayetleri alay konusu yapacak kadar ileri gittiler. Kuran’da haber verilen bu zaferin, asla gerçekleÅŸmeyeceÄŸini düşünüyorlardı.
Fakat Kuran’ın tüm haberleri gibi bu da hiç kuÅŸkusuz gerçekti. Rum Suresi’nin ilk ayetlerinin indirilmesinden yaklaşık 7 yıl sonra, M.S. 627 yılının Aralık ayında, Bizans ve Pers İmparatorlukları arasında Ninova harabeleri yakınında büyük bir savaÅŸ daha oldu. Ve bu kez Bizans ordusu, Persler’i yenilgiye uÄŸrattı. Birkaç ay sonra da Persler iÅŸgal ettikleri yerleri Bizans’a geri veren bir anlaÅŸma imzalamak zorunda kaldılar.21
Böylece Allah’ın Kuran’da bildirdiÄŸi “Rum’un zaferi”, mucizevi bir ÅŸekilde gerçek oldu.
Bu ayetlerde yer alan bir başka mucize de, o dönemde kimsenin tespit etmesinin mümkün olmadığı coğrafi bir gerçeğin haber verilmesidir.
Rum Suresi’nin 3. ayetinde, Rumlar’ın “Dünyanın en alçak yerinde” yenildikleri belirtilir. Arapçası “Edna el ard” olan bu ifade, bazı meallerde “yakın bir yer” olarak da tercüme edilir. Ancak bu tercüme, orijinal ifadenin tam karşılığı deÄŸil, mecazi bir yorumudur. “Edna” kelimesi Arapça’da “alçak” demek olan “deni” kelimesinden türemiÅŸtir ve “en alçak” anlamına gelir. “Ard” ise yeryüzü demektir. Dolayısıyla “Edna el ard” ifadesi de “Yeryüzünün en alçak yeri” manasına gelmektedir.
Ne ilginçtir ki, Bizans İmparatorluÄŸu ile Persler arasındaki savaÅŸ, yeryüzünün gerçekten en alçak noktasında gerçekleÅŸmiÅŸtir. Söz konusu savaşın yeri, Suriye, Filistin ve ÅŸimdiki Ürdün topraklarının kesiÅŸtiÄŸi bölgede yer alan Lut Gölü havzasıdır. Ve bilindiÄŸi gibi deniz seviyesinden 395 metre aÅŸağıda olan Lut Gölü çevresi, yeryüzünün “en alçak” bölgesidir.
Yani Rumlar, tam ayette belirtildiÄŸi gibi, “yeryüzünün en alçak yeri”nde yenilmiÅŸlerdir.
Burada dikkat edilmesi gereken nokta, Lut Gölü’nün rakımının, yalnızca modern çaÄŸdaki ölçümlerle tespit edilmiÅŸ olmasıdır. Daha önce hiç kimsenin Lut Gölü’nün Dünya’nın en alçak bölgesi olduÄŸunu bilmesi mümkün deÄŸildir. Ama bu bölge Kuran’da “Yeryüzünün en alçak yeri” olarak tanımlanmıştır. Bu, Kuran’ın İlahi bir söz olduÄŸunun bir baÅŸka delilini oluÅŸturmaktadır.
Kategori: Kuran-ı Kerim
Etiketler: islam gelecek, kuranda gelecek









Hadi Yorum Yazalım
You must be logged in to post a comment.