Kuran’dan bir ders

04.03.2008

Günümüzde mü’minler arasında fikir ihtilafından doğan münakaşaların genelinde toptancı hükümler göze çarpıyor.bir kişinin şahsi kusuru cemaate mal ediliyor falacalar zaten böyledir  diye hüküm infaz ediliyor.peki Kur’an toptancılık için ne diyor?
METİN KARABAŞOĞLU

GEÇEN HAFTA içinde, kısa âyetlerle örülü bir belagat incisi olarak Hicr sûresini okurken, daha önce farkına varmadığım üç âyet, özellikle dikkatimi çekti. Önce İbrahim aleyhisselâma gelen, onu ve hanımını bir oğulla (İshakla) müjdeleyen meleklerin, Hz. İbrahime Lût kavmine azabı getirmek için geldiklerini söyledikleri âyetler idi bunlar. 58. âyette, “Biz mücrim bir kavme gönderildik” diyen melekler, bir sonraki âyette, “Ancak Lût ailesi hariç. Onların hepsini kurtaracağız” istisnasında bulunuyor, 59. âyette ise bir diğer istisna geliyordu: “Yalnız hanımı müstesna.”

Bu üç âyeti beraberce bir kere daha okuyacak olursak: “Biz mücrim bir kavme gönderildik. Ancak Lût ailesi hariç. Onların hepsini kurtaracağız. Yalnız hanımı müstesna. Onun azap içinde kalacak olanlarla beraber olacağını biliyoruz”

Bu üç âyetteki sıralama, bir kademe, bir silsile taşıması itibarıyla celbetti dikkatimi. Lâkin, ilk etapta, bu latif sıralamanın hikmetini çözemedim ve günler boyu, şu soru üzerinde düşündüm durdum: Neden Kurân, “Lût ve kızları hariç olmak üzere, Lût kavmine azabı getirmek üzere geldik” gibi bir ifade zikretmiyor da, üç ayrı âyette birbiri ardına “Mücrim bir kavm?bu kavim içinden âl-i Lût müstesnaLût ailesi içinden de karısı müstesna” silsilesiyle meseleyi anlatıyor?

Lillahi’l-hamd, kendi dar aklımın ve sınırlı kabiliyetimin, “Hakîm” olan, yani sonsuz hikmetler barındıran Kurân âyetlerin hikmetini tamamıyla kavramada aciz kalacağının farkındayım; dolayısıyla, dünyama gelen hikmetin, ilgili âyetlerdeki yegâne hikmet olmadığını biliyorum. Lâkin, Hakîm bir Rabbin Kurân-ı Hakîminin âyetleri olarak çok hikmetler taşıyan bu üç âyetin, hayatlarımız açısından da son derece önem taşıyan bir hikmetini, nihayet kavramış bulunuyorum.

Anlayabildiğim kadarıyla, meleklerin diliyle zikrettiği bu azap haberindeki sıralama ile, çok derslerin yanında, bize toptancı olmama dersi veriyor Hakîm-i Rahîm. Öncelikle, müminlerin sayısının Lût ve kızları gibi olabildiğince sınırlı kaldığı bir toplumun neredeyse tamamının küfür ve azgınlık içinde olmasına binaen, kavm-i Lûtu “kavmin mücrimîn” olarak tarif ediyor. Bir sonraki âyette, geneli yozlaşmış bu kavme dair sözkonusu genellemeye mukabil, Lût ailesi istisna tutuluyor. Toplumun umumen hak ettiği mücrim ünvanına âl-i Lûtun istisna tutulduğu âyetin ardından ise, umumu mücrim olmayan âl-İ Lûttan, bu kez, Lûtun karısı istisna tutuluyor.

Yani, sırasıyla bir topluma, o toplum içindeki bir aileye, o aile içindeki bir ferde dair üç ayrı hüküm görüyoruz. dil-i Hakîm, içinde mücrimlikle temayüz etmeyen tek bir ailenin bulunduğu bir toplumda, toptan bir hükümle, o ailenin hukukunu zayi etmiyor öncelikle. Ardından gelen ikinci istisna ile de, yine toptancı bir hükümle Lût kavmi içindeki tek mücrimi ayırıyor. Böylece, verilen hüküm ister olumlu olsun ister olumsuz, toptancı olmama; kayıtları ve istisnaları gözardı etmeme; genel bir hüküm verirken, hususî mükâfat ve mücazatları gözden kaçırmama talimi veriyor bizlere.

Bir diğer açıdan da, bir kavme şöyle genel bir bakışla hüküm vermediğini, o kavim içinde hangi ailenin mücrim, hangisinin mümin olduğunu teker teker ayırıp bildiğini; hem her bir aile içinde de hangi ferdin mümin, hangi ferdin mücrim olduğunu bildiğini bildirmekle, bizi şahsî sorumluluk ve bireysel kulluk borcumuz? üzerinde düşünmeye sevkediyor. Ne içinde bulunduğumuz ortamdaki insanların umumunun mücrim olmasından dolayı ye’se düşmeye müsaade ediyor; ne de içinde bulunduğumuz ortamdaki insanların umumunun mümin olmasından dolayı gevşeklik, lâkaytlık ve ubudiyetini ihmale imkân tanıyor.

İlgili Kur’ân âyetlerinin beliğ bir üslupla verdiği bu hikmet, hakikat ve adalet dersine binaen, bizlerin de, genelleme ile toptancılıkın arasını ayırmayı öğrenmemiz; müsbet veya menfi, genellemeler yaparken, istisnaları gözardı etmememiz gerekiyor?tâ ki, bir genel hükme ulaşmaya çabalarken, cüzî hukukları zayi etmeyelim yahut genele dair olumlu bir tablodan hareketle hususî hayatımızda tembellik ve lâkaytlığa düşmeyelim.

Kategori: Namaz

Ya Olduğun Gİbi Ol … Daha Gencim !

Etiketler: , , , , ,

Rastgele Yazılar

  • Kur’an-ı Kerim Mahluk Değildir
  • ALLAH KATINDA EN SEVİMLİ SÖZ
  • SALAVAT-I ŞERİF KLİBİ
  • Cuma namazı ve zuhr-i ahir
  • Hakiki âlime uy
  • Rasulullah(sav) ın Göz Yaşları
  • Ahsen-ül Kasas
  • Namazda Okunacak Duâlardan
  • En Güzeli S.A.V Ağzından Namaz
  • Hacla İlgili Bilgiler
  • Hadi Yorum Yazalım

    You must be logged in to post a comment.


    SON 10

    GÖRÜLESİ SİTELER

    ALT MENÜ