İslamiyet’te ilk itikad ayrılıkları
04.09.2008
Sual: İslamiyet’te ilk itikad ayrılıkları nasıl başladı?
CEVAP
İslamiyet’te ilk itikad ayrılıkları, Hazret-i Osman’ın ÅŸehit edilmesi hadisesinden sonra, Abdullah ibni Sebe adındaki münafık olan bir Yahudinin ortaya çıkması ile baÅŸlamıştır. Müslümanların saf ve berrak imanlarını bozmak gayesiyle itikaddaki birlik ve beraberliklerini parçalamak için çıkarılan ilk fitne hareketi budur.
İbni Sebe, Hazret-i Ali’nin halifelik meselesini bahane ederek, müslümanları bölmek gayretine düştü. Kendisine taraftar toplamak ve onlara görüşlerini kabul ettirmek için, (Hazret-i Ali’nin Peygamber olduÄŸundan, Allahü teâlânın ona hulul ettiÄŸine) varıncaya kadar pek çok ÅŸeyler uydurdu. Bir kısım insanları aldattı. İbni Sebe’ye aldananların içinde siyasi hırs ve gayret ile hareket edenler çoktu. Böylece Hazret-i Ali taraftarıyız diyerek, İslam dinine bozuk inançlar karıştırdılar. Zamanla baÅŸka konularda da Ehl-i sünnetten ayrılıp, kendi içlerinde çeÅŸitli kollara bölündüler.
Hazret-i Ali’nin hilafeti, hakem tayini yoluyla Hazret-i Muaviye’ye bırakmasını beÄŸenmeyip, Hazret-i Ali’ye ve Hazret-i Muaviye’ye karşı çıkıp ayrılanlara Harici ismi verildi.
Haricilerden bir kısmı Kur’an-ı kerimin bazı bölümlerini kabul etmezler. Bir kısmı da sapıklıklarında, yeni bir peygamber geleceğine inanacak kadar ileri gitmişlerdir.
Bozuk fırkalardan biri olan Mutezile ise, Hasan-ı Basri hazretlerinin derslerinde bulunan Vasıl bin Ata tarafından ortaya çıkarılmıştır. Büyük Ehl-i sünnet âlimi ve veli bir zat olan Hasan-ı Basri, (Büyük günah iÅŸleyen ne mümindir ne de kâfirdir) diyerek Ehl-i sünnetten ayrılan Vasıl bin Ata için, (İ’tezele anna Vasıl), yani (Vasıl bizden ayrıldı) buyurmuÅŸtu. Buradaki i’tezele=ayrıldı kelimesinden dolayı Vasıl’a ve onun yolunu tutanlara (Mutezile) ismi verilmiÅŸtir.
Ayrıca Mürcie, Kaderiyye, İbahiye, Mücessime, Cebriyye gibi birçok bozuk fırkalar, İslam tarihi boyunca çeşitli yerlerde ortaya çıkmış, kendi içlerinde de sayılamayacak kadar çok kollara ayrılarak bir müddet yaşayıp, sonra unutulup gitmişlerdir.
Ancak son asırlarda zuhur eden Vehhabilik, bilhassa Arabistan’da yayılmış ve bugün de, çeÅŸitli İslam ülkelerindeki müslümanların arasında yayılması için çalışılmaktadır. [Selefiyecilik, vehhabiliÄŸin kamufle adıdır. Türkiye’deki vehhabiler, bu isim altında kendilerini gizlemektedir. Vehhabilik maddesine bakınız.]
Diğer bozuk fırkalar tarih içinde kaybolup gitmişlerdir. Ehl-i sünnet vel-cemaatin mevcudu her devirde çok olmuştur. İslamiyet; iman, itikad, amel ve ahlak esasları olarak Ehl-i sünnet âlimleri tarafından her asırda, aslı üzere müdafaa ve muhafaza edilerek, bugüne ulaştırılmıştır. Bugün dünyadaki müslümanların yarıdan çoğu, Ehl-i sünnet vel-cemaat itikadı üzeredirler.
Kategori: Sorularla Dinimiz









Hadi Yorum Yazalım
You must be logged in to post a comment.