Hakiki aÅŸk…Çok etkileyici…

22.03.2008

Ahmed b. Said el-Âbid babasından şöyle rivayet ediyor:

“Kûfe’de bizim yanımızda ibâdet eden bir genç bulunuyordu. Bu genç cum’a namazı kılınan mescidden çıkmıyordu. Neredeyse mescidi terketmez hale gelmiÅŸti. Güzel yüzlü, boyu bosu yerinde, güzel ahlâklıydı. Güzel ve akıllı bir kadın ona aşık oldu. Bu aÅŸk uzun bir zaman devam etti. Birgün kadın bu gencin yolu üzerinde durdu. Genç camiye gitmek istiyordu. Kadın ona ‘Ey genç! Seninle konuÅŸmak istiyorum. Sonra istediÄŸini yap!’ dedi. Buna raÄŸmen genç, kadını dinlemeden ve onunla konuÅŸmadan yoluna devam etti. Sonra kadın yine evine gitmek isteyen gencin önüne çıktı ve ona ‘Ey genç! Seninle konuÅŸmak istediÄŸim birkaç kelimeyi benden dinle!’ dedi. Genç, başını eÄŸerek bir müddet düşündü ve ‘Bu durum itham edilme durumudur. Ben ise töhmete fırsat vermek istemiyorum’ dedi. Kadın, gence şöyle dedi: ‘Allah’a yemin ederim, ben senin durumunu bilmiyor deÄŸilim. Âbid kimselerin böyle bir durumu benden görmelerinden Allah’a sığınıyorum. Siz âbidlerin billûr gibi olup leke kabul etmeyeceÄŸini bilirim. Sana söyleyeceklerimin hulâsası ÅŸudur; Bütün azalarım seninle meÅŸguldür. Benim ve senin iÅŸinde Allah’tan kork!’ Genç, evine gitti. Namaz kılmak istedi. Fakat nasıl namaz kılacağını bilemedi. Bunun üzerine eline bir kâğıt aldı ve yazdı. Sonra evinden çıktı. Baktı ki kadın hâlâ yerinde durmaktadır. Mektubu kadının yanına attı ve evine döndü. Mektupta ÅŸunlar yazılıydı:

Rahman ve Rahîm olan Allah’ın ismiyle baÅŸlarım! Ey kadın! Allah Teâlâ, kulu kendisine ilk isyan ettiÄŸi zaman halîm olur. Kulu ikinci defa günaha döndüğü zaman, kulunun kusurunu örter. Kul, günahın elbisesini tamamen giydiÄŸi zaman, Allah Teâlâ nefsi için öyle bir ÅŸekilde gazaba gelir ki O’nuı gazabından gökler, yer, daÄŸlar, aÄŸaçlar ve hayvanlar korkarlar. Allah’ın gazabına kim güç yetirebilir? EÄŸer benim söylediklerim bâtıl ise, ben sana öyle bir günü hatırlatıyorum ki gök o günde eritilmiÅŸ kurÅŸun gibi, daÄŸlar o günde atılmış pamuk gibi olur. Azim ve Cebbâr olan Allah’ın savleti önünde ümmetler diz çökerler. Yemin ederim ki nefsimi ıslah etmekten zayıf düştüm. Nerede kaldı baÅŸkasını ıslah edeyim. EÄŸer benim söylediklerim hak ise (ki haktır) ben sana bir hidayet doktoru göstereyim ki o doktor, hasta eden yaraları ve göz kamaÅŸtıran acıları tedavi eder..O doktor, âlemlerin rabbi olan Allah’tır. DoÄŸru istemek sûretiyle Allah’a yönel! Benden sana fayda yok. Çünkü ben Allah Teâlâ’nın ÅŸu âyetiyle meÅŸgulüm.

Onları yaklaşan güne karşı uyar. Zira (o gün) yürekler (korkudan âdeta yerinden sökülüp) gırtlaklara dayanmıştır; yutkunur dururlar. Zâlimlerin ne bir dostu, ne de sözü tutulur bir aracıları yoktur. (Allah) gözlerin hâin bakışını da, kalplerin gizlediğini de bilir.
(Mü’min/18-19)

Acaba bu ayet-i celîlenin ifade ettiği hakikatlerden nereye kaçılır?

Birkaç gün sonra kadın tekrar geldi, yolun üzerinde durdu. Genç, kadını uzaktan görünce onu görmemek için evine dönmek istedi. Kadın ona ‘Ey genç Geri dönme! Artık bugünden sonra dünyada karşılaÅŸmayacağız. KarşılaÅŸmamız yarın Allah’ın huzurunda olacaktır’ dedikten sonra ÅŸiddetli bir ÅŸekilde aÄŸladı ve devamla ‘Senin kalbinin anahtarı elinde bulunan Allah’tan, çetin olan iÅŸimi kolaylaÅŸtırmasını talep ediyorum’ dedi. Sonra kadın, gencin arkasından gelerek ‘Bana her an gözönünde bulunduracağım ve amel edeceÄŸim bir öğüt ver’ dedi. Genç, kadına şöyle dedi: Sana, nefsinin ÅŸerrinden nefsini korumayı tavsiye eder ve Allah Teâlâ’nın ÅŸu ayet-i celîlesini hatırlatırım:

O’dur ki sizleri geceleri uyutarak ölü gibi yapıyor. Gündüz de yaptığınız iÅŸleri biliyor. Sonra takdir edilen ömür tamamlansın diye sizi gündüz uyandırıyor. Nihayet dönüşünüz O’nadır. Sonra O, dünyada yapmış olduÄŸunuz iÅŸleri size haber verecektir.(En’âm/60)

Kadın başını eÄŸerek ilk aÄŸlayışından daha ÅŸiddetli bir ÅŸekilde aÄŸladı. Sonra başını kaldırıp evine çekilerek, ibâdete baÅŸladı. AÅŸk ateÅŸi içinde ölünceye kadar ibâdetten ayrılmadı. Bu genç, kadının ölümünden sonra kadını anar ve aÄŸlardı. Kendisine ‘Neden aÄŸlıyorsun? Oysa sen kadını kendi nefsinden ümitsiz ettin!’ denildiÄŸi zaman ‘Ben onun isteÄŸini iÅŸin başında kestim. Ondan ayrılmayı, Allah nezdinde kendime azık edindim ve Allah’tan, O’nun nezdine azık olarak gönderdiÄŸim birÅŸeyi geri almaya utandım!’ dedi”.

Kategori: Dini Hikaye

Gazzeye Dua Allah’ın Bizden nasıl bir kulluk bekler?

Etiketler: , , , , ,

Rastgele Yaz?lar

  • KURAN'IN GELECEKLE İLGİLİ HABERLERİ
  • Allah'ın indirdikleri
  • ALAY ETMENİN CEZÂSI
  • Ramazan Duası
  • Kıble
  • Ramazan Ayinin Özellikleri
  • Dinde Zorlama Yoktur Ama Ceza Vardır
  • İstihare Namazı ve Duâsı
  • Hafız Talebe
  • Yürü dünya yürü
  • Hadi Yorum Yazalım

    You must be logged in to post a comment.


    SON 10

    GÖRÜLES? S?TELER

    ALT MENÜ