hafız talebe

26.08.2008

Küçük bir çocuk hafızlığını ikmal etmiÅŸtir. Sabaha kadar Kur’an-ı Kerim’i hatmediyor, namazını kılıyor, ertesi gün de hocasının karşına çıkıyor; çıkıyor ama biraz da rengi-benzi sararmış olarak çıkıyor. Hocası maddi-manevi mürÅŸit olabilecek durumda bir Üstattır. Talebesinin bu halini diÄŸer talebelerine soruyor. Onlar da:

“Üstadım, bu talebeniz sabaha kadar Kur’an-ı Kerim’i hatmedip duruyor ve tabii sabaha kadar gözüne uyku girmiyor, sabah olunca da kalkıp derse geliyor.” diyorlar.
Üstad talebesinin Kur’an-ı Kerim’i böyle okumasını arzu etmediÄŸi için onu karşısına alır ve ona:
“Kur’an, indiÄŸi gibi okunmalıdır evladım” der, “Bugünden itibaren sen Kur’an’ı, ÅŸu ana kadar okuduÄŸun gibi deÄŸil, onu okurken beni karşında farz et ve üstadına dersini iade ediyorsun gibi oku” tavsiyesinde bulunur.Çocuk gider, O gece Kur’an-I Kerim’i okur ve sabah üstadının huzuruna geldiÄŸinde:

“Efendim, bu gece ancak Kur’an-ı Kerim’i yarısına kadar okuyabildim” der. Üstad:
“Pekala, sen bu gece de Kur’an-ı Kerim’i, doÄŸrudan doÄŸruya Resulü Ekrem(s.a.s.)’in huzurunda okuyor gibi oku” der.
Talebe, “Ben, kendisine Kur’an nazil olan zatin huzurundayım; doÄŸru okumalıyım” heyecanıyla daha bir dikkatlice tilavet eder…ve o gün üstadına, ancak Kur’an-ı Kerimin dörtte birini okuyabildiÄŸini belirtir. Üstadı da terakkiyi görünce, bir mürÅŸidin, müridinin dersini arttırması gibi:
“Sen simdi de emin melek Cibril’in, Resulü Ekrem(s.a.s.)’e tebliÄŸ ettiÄŸi anda dinliyor gibi Kur’an-ı Kerim’i oku” der. Talebe gelir:
“Vallahi üstadım, bugün ancak bir sure okuyabildim” der. Üstadı da:
“Evladım simdi de onu, binlerce hicabın verasında bulunan Mevla-ı Muteal’in huzurunda okuyor gibi oku. Düşün ki, okuduÄŸunu Allah(c.c) dinliyor, senin için indirdiÄŸi kelamını seninle mukabele ediyor.”
Talebesi ertesi gün ağlayarak üstadının karşısına gelir:
“Üstadım, ‘elhamdu lillahi rabbi’l-alemin’de idim, ‘maliki yevmi’d-din’e kadar geldim, ‘iyyake na’budu’ demeye bir türlü dilim varmadı. Çünkü bunun manası, ‘SADECE SANA KULLUK YAPARIM’, halbuki ben o kadar çok ÅŸeye kulluk yapıyorum ve o kadar çok ÅŸey karşısında serfuri ediyorum ki (baÅŸ eÄŸme, itaat etme), Onu karşımda hazır ve nazır mülahazaya alınca ‘iyyake na’budu’yu aÅŸamadım” der.
Bu menkıbeyi nakletmekle, “Böyle düşünmezseniz, Kur’an okumayınız.” demek istemiyoruz; istemiyoruz ama, kelimat-i Kur’an bize ne anlatıyor, ruhumuzda ne gibi bir deÄŸiÅŸiklik hasıl ediyor vb. hususlar üzerinde durmamızın, ona muhatap seçilmemizin gereÄŸi olduÄŸunu düşünüyorum. Ruhlarımız da inkılaplar meydana getirmeyen Kur’an’ın, ferdi ve ictimai hayatımızda müessir olacağı düşünülemez. Biz Kuran’la deÄŸiÅŸebilmeli, onun ufkuna yönelmeli, onu kendi derinlikleriyle duymalıyız ki, o da esrarını gönül gözlerimizin önüne seriversin… (F.GüLEN)

Bizim en büyük sorunumuz, okuduÄŸumuz Kur’an’ın gırtlaktan aÅŸağıya inmemesidir. Kur’an, günümüzde, sevinçlerimizi paylaÅŸmak ve ölülerimizi anmak adına okunan bir kitap haline getirildi. Tüm bunların dışında da yaldızlı kabında, evlerimizin en yüksek ve kapalı yerlerinde, deÄŸer vermek adına hapsettiÄŸimiz bir kitap…
“Onlar, kendilerine Rablerinin ayetleri hatırlatıldığı zaman, onun üstünde sağır ve körler olarak kapanıp kalmayanlardır.”

Kategori: Dini Hikaye

resimli kurban kesimi Ramazan Orucu Ve Oruc Çeşitleri

Rastgele Yaz?lar

  • Varlığın diliyle konuÅŸan Kur'an
  • Ölüm Kıyamet ve Ahiret
  • Esmaül Hüsna
  • Bu ÇaÄŸrı Sanadır
  • Hadislerle İlgili Sorular
  • EleÅŸtirmek kolaydır,ya düzeltmek...
  • Kur’an-ı Kerim Niçin Arapça
  • AkÅŸamleyin Okunacak Duâ
  • Gercekten yanlız mısınız
  • E-kitap - Namazla diriliÅŸ
  • Hadi Yorum Yazalım

    You must be logged in to post a comment.


    SON 10

    GÖRÜLES? S?TELER

    ALT MENÜ