Kategori 'Sorularla Dinimiz'
Sual: İslamiyet’te ilk itikad ayrılıkları nasıl başladı?
CEVAP
İslamiyet’te ilk itikad ayrılıkları, Hazret-i Osman’ın şehit edilmesi hadisesinden sonra, Abdullah ibni Sebe adındaki münafık olan bir Yahudinin ortaya çıkması ile başlamıştır. Müslümanların saf ve berrak imanlarını bozmak gayesiyle itikaddaki birlik ve beraberliklerini parçalamak için çıkarılan ilk fitne hareketi budur.
İbni Sebe, Hazret-i Ali’nin halifelik meselesini bahane ederek, müslümanları bölmek gayretine düştü. Kendisine taraftar toplamak ve onlara görüşlerini kabul ettirmek için, (Hazret-i Ali’nin Peygamber olduğundan, Allahü teâlânın ona hulul ettiğine) varıncaya kadar pek çok şeyler uydurdu. Bir kısım insanları aldattı. İbni Sebe’ye aldananların içinde siyasi hırs ve gayret ile hareket edenler çoktu. Böylece Hazret-i Ali taraftarıyız diyerek, İslam dinine bozuk inançlar karıştırdılar. Zamanla başka konularda da Ehl-i sünnetten ayrılıp, kendi içlerinde çeşitli kollara bölündüler.
Devamını okuyun…»
04.09.2008
Teravih namazı ile ilgili çeşitli sualler
Yatsı namazını kıldıktan sonra vitri kılıp, gece sahura kalkınca da teravihi kılmak caiz mi? Yani herhangi bir sebeple vitri teravihten önce kılmakta mahzur var mı?
CEVAP
Teravih, vitirden önce kılınır. Vitirden sonra da kılmak caizdir.
Teravihte her dört rekat kılındıktan sonra neler okunur?
CEVAP
Dört rekat kılacak kadar oturulup, salevat-ı şerife veya tesbih veya Kur’an okumak sünnettir. İki rekat arasında oturulmaz. Bazı yerlerde “sallû alâ Muhammed” deniyor. Bu ifâde, (Muhammed aleyhisselama salevat getirin) demektir. Böyle söylemeyip, (Allahümme salli alâ Muhammed) demeli Elbette daha uzun olanlarını söylemek daha iyidir.
Devamını okuyun…»
02.09.2008
Sual: Hadis-i şerifte, Allah’a şirk koşmanın dışında küfre sokan bir günah olmadığı bildiriliyor. Bilindiği gibi, şirkten yani Allah’a ortak koşmaktan başka küfre düşürücü günahlar vardır. O halde, bu hadis-i şerifteki şirk ne demektir?
CEVAP
Şirk, Allahü teâlâya ortak yapmak, benzetmek demektir. Benzeten kimseye müşrik denir. Küfrün çeşitleri vardır. Hepsinin en kötüsü, en büyüğü şirktir. Bir şeyin her çeşidini bildirmek için, genelde, bunların en büyüğü söylenir. Bunun için, âyet-i kerime ve hadis-i şeriflerde bildirilen şirk, her cins küfür demektir.
Kur’an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
(Allahü teâlâ, şirki [her çeşit küfrü] asla affetmez ve şirkten başka olan [büyük küçük bütün] günahları dilerse affeder.) [Nisa 48]
Bir kâfir, bir kelime-i tevhid söylemekle mümin olduğu gibi, bir mümin de, bir söz söylemekle kâfir olur. Küfre düşürücü söz kullananın imanı gider de haberi olmaz. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Öyle bir zaman gelir ki, kişinin imanı gider de haberi olmaz. Halbuki ondan, gömleğin çıktığı gibi, iman çıkmış olur.) [Deylemi]
Küfre düşenin bütün ibadetlerinin sevapları yok olur, tevbe ederse, geri gelmez, ayrıca, nikahını da yenilemesi gerekir. Tevbe etmek için, yalnız Kelime-i şehadet söylemeleri kâfi değildir. Küfre sebep olan o şeyden de tevbe etmeleri gerekir. Küfre düştüğü şeyleri bilmiyorsa, bilip bilmediğim bütün küfür söz ve işlerden tevbe ettim demesi yeterlidir.
Devamını okuyun…»
20.08.2008
Sual: Ziyafetlere, davetlere, mesela düğün yemeğine gitmek vacip mi, sünnet mi? Davet edilince, gitmemek günah mıdır?
Cevap: (Buharî)deki hadis-i şerifte, (Davete icabet etmiyen, Allah ve Resulüne isyan etmiştir.) buyuruluyor. Âlimler bu hadis-i şerifi açıklamış, her çeşit davete icabet etmenin vacip değil, sünnet olduğunu bildirmişlerdir. (Menahic-ül-ibad)
Düğün yemeğine çağırılınca gitmek de sünnettir. Bazı âlimler vacip demişlerdir.
Yalnız, günah işlenmiyorsa gitmek sünnettir. Şartlardan biri noksan olan ziyafete gitmek sünnet değildir.
Mesela, yemek riya ve şöhret için değilse, helal maldan hazırlanmışsa, içki, çalgı ve benzeri günah olan şeyler yoksa, zengin-fakır ayrımı yapılmadan herkes davet edilmişse, böyle davete, sünnet olduğunu düşünerek gitmeli, karın doyurmayı ve başka şeyleri düşünmemelidir.
Süfyan-ı Sevri hazretleri buyuruyor ki:
(Allah rızası için niyet etmeden yemeğe davet edene, bir günah yazılır. Böyle niyet etmeden gidene de, iki günah yazılır)
12.08.2008

Sual
Bazı medyumlar Kaybolan şeyleri ve başınıza gelecekleri de biliyoruz diyorlar. Medyum, fincanla ruh çağırırken Falancanın ruhu gel diyor. Şu şöyle mi? gibi bir soru sorunca, fincan evet veya hayır yazılı tarafa yahut harfler üzerinde dolaşarak hareket ediyor. Böylece sorulan şeye cevap verilmiş oluyor. Bazen isabet ettiği de görülüyor. Bunun sebebi nedir?
Cevap
Kur’an-ı kerimde, gaybı Allah’tan başkasının bilemeyeceği bildiriliyor. (Cin 26)Gayb duyu organları ile veya hesap ile, tecrübe ile anlaşılmayan şey demektir. Birisinin Altınları çalınır Medyuma ruhçuya veya cinci denilen kimselere gidilir Bunlar çalanı tarif eder Bazen isabet ettiği de olur Çalınan şey bize göre gayb ise de, çalana ve onu gören başkalarına göre gayb değildir Onu çalanı bir cin görmüşse cin çalanı tarif eder ve bulunur Cin gaybı bilmiş olmaz Ruh çağırıyoruz denildiğinde de gelen cindir. Cin de geleceği gaybı bilmez. Bilmediği Kur’an-ı kerimde yazılıdır (Sebe 14)Cin, gaybı bilmediği gibi, melek, hatta Peygamber de bilmez. Ancak Allahü teâlâ bildirirse, elbette onlar da bilir (Cin 27)Peygamber efendimizin devesi kaybolunca münafıkın biri (Cennetten Cehennemden bahsediyor Halbuki kaybolan devesinin yerini bile bilmiyor) dedi. O anda Allahü teâlâ, devenin nerede olduğunu Resulüne bildirdi.
Devamını okuyun…»
10.08.2008
nceki Yazılar