Kategori 'Sorularla Dinimiz'
Bin türlü isyan, günah, kötülük, hıyanet içindeyken Allah’ın kendisine yardım edeceğini, zafer kazandıracağını beklemek akıllı insanların işi değildir. Allah’ın bize yardım etmesini istiyorsak birtakım sebeplere tevessül etmemiz gerekir, bunları sayıyorum:
1. Namaz kılmak… Kur’ân-ı Kerim’de (Bakara 153), “Ey iman edenler! Sabır ve namazla yardım arayın. Şüphesiz ki, Allah sabredenlerle birliktedir.” buyrulmaktadır. Bu âyetten anlaşılacağı üzere Allah’tan yardım isteyenlerin namaz kılmaları ve sabırlı olmaları gerekmektedir.
2. İslâm’ın farz kıldığı, teşvik ettiği, uygun gördüğü iyi ve güzel şeyleri hem kendimiz yapmamız, hem de bunları başkalarının yapması için çalışmamız; dinimizin kötü, çirkin gördüğü şeyleri de önlemeye çalışmamız, yaptırtmamak için uğraşmamız gerekir. Bu emr-i mâruf ve nehyi münker farzını yerine getirmeden Allah’ın yardımı gelmez.
3. Zekâtlarımızı güzelce hesaplayıp, Şeriatın ve fıkhın emrettiği şekilde gerçek şahıslara dağıtmamız gerekir. Vazifemiz bununla da bitmez, Allah’ın bize vermiş olduğu mal, servet Devamını okuyun…»
25.03.2008
Kur’an olmuş ve olacak herşeyden bahsediyor diyorlar.
Bu doğru mudur? Doğru ise, günümüzdeki bir kısım fen ve tekniğe ait meseleleri de bunun içinde mütalaa edebilir miyiz ?
Yüce Yaratıcı’nın, insanoğlunun öğrenmesine müsaAde ettiği ve onun maddü-manevü terakkisine vesile kıldığı herşeyden icmAlen bahsetmesi doğrudur. Ancak, Allah’ın (C.C) müsAade etmediği ve insanoğlunun da dünya ve Ahiret hayatına bir fAidesi dokunmayan şeylerden söz etmesi, hele tafsilde bulunması asla bahis mevzuu değildir. ZürA, böyle birşeyi kabullenmek, hikmet dolu bir kitaba abes isnAd etmek olur ki, o mukaddes beyAn bu türlü fAidesizlik ve abesiyetden çok muAllAdır!…
Kur’An’ın ele alıp tahlile tAbi tuttuğu şeylerde, ta’kib ettiği bir yol vardır ki, o yol bilinmediği zaman, tahlilci çok defa hayAl kırıklığına uğrayabilir. Yani, aradığını onda bulamayabilir.
Bir kere, Kur’An’ın en birinci hedefi, bu kAinat meşherindeki kelime, satır, paragraf ve kitablarla, meşher sAhibini tanıttırmak, iman ve ibAdet yolunu açmak; ferdü ve içtim hayatı düzenlemek; dünya saAdetinin, Ahiretde dahi devam ve temadüsini te’min ederek insanı mutlak saAdete ulaştırmaktır.
Bu ütibarla o, bu yüce hedefi tahakkuk ettirme yolunda herşeyden bahisler açar. Ele aldığı şeyleri, o istikAmetde vesüle olarak kullanır ve ehemmiyetine göre onlardan söz eder. Devamını okuyun…»
18.03.2008
Soru 1 : Rasülullah (s.a.v.) Efendimizin takip edip uyguladığı dini yol ve tutumlara ve bunları genel prensipler çerçevesi içinde ümmetine uygulamasını emrettiği söz ve fiillere ne ad verilir?
Cevap : Sünnet.
Soru 2 : Hadis-i Şerif ne demektir?
Cevap : Sünnetlerin sözle ifade edilmesine denir.
Soru 3 : Söz bakımından Peygamberimiz (s.a.v.)’e anlam bakımından Allah (c.c.)’e ait olan hadislere ne ad verilir?
Cevap : Kutsi Hadis.
Soru 4 : Sünnetin çeşitleri nelerdir kısaca izah ediniz.
Cevap : Üç çeşittir.
a- Kavli sünnet; Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in sözleridir.
b- Fiili sünnet; Peygamber efendimiz (s.a.v)’in yaptığı iş ve hareketlerdir.
c- Takriri sünnet; Peygamber efendimiz (s.a.v.)’in işaret ettiği veya sükut ettiği işlerdir.
Soru 5 : Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in Hadis-i Şerifleri’nin büyük bir çoğunluğu “Kütübü Sitte”
olarak bilinen altı hadis kitabındadır. Bu altı kitabı yazarlarıyla birlikte söyleyiniz.
Cevap : a- Sahih-i Buhari. Yazarı: İmam Buhari, Devamını okuyun…»
18.03.2008
S-1) Allah kaçtır?
C-1) Allah birdir.
S-2) Bir olduğuna delilin nedir?
C-2) İhlas suresinin ilk ayet-i kerimesidir.
S-3) Bunun manası nedir?
C-3) “De ki: O Allah’tır, bir tektir.
S-4) Allah’ın varlığına akli delilin nedir?
C-4) Bu alemin varlığı ve alemdeki nizam ve iltizamın devamıdır.
S-5) Sen Müslümanmısın?
C-5) Elhamdülillah Müslümanım.
S-6) Müslüman demenin manası nedir?
C-6) Allah’ı bir bilmek. Kur’an-ı Kerim’i ve Hz. Muhammed Efendimizi (sav) tasdik etmektir.
S-7) Ne zamandan beri Müslümansın?
C-7) “Galu Bela” zamanından beri Müslümanım. Devamını okuyun…»
18.03.2008
KIBLE
Arapça’da yön ve yönelme demektir. İslam’da müslümanların namaz kılarken yöneldikleri KAbe yönünü dile getirir.
Hz. Muhammed (s.a.s) Mekke’de KAbe’ye doğru, KAbe’yi araya alarak ya da doğrudan Beytü’l-Makdis’e yönelerek namaz kılıyordu. Hicretten sonra Medine’de yaklaşık onyedi ay yine Beytü’l-Makdis’e doğru durarak namaz kıldı. Ancak;
“Biz senin yüzünün göğe doğru çevrilip durduğunu görüyoruz. Elbette seni hoşlanacağın bir kıbleye döndüreceğiz. (Bundan böyle) yüzünü Mescidü’l-Haram tarafına çevir. Nerede olursanız yüzlerinizi o yöne çevirin…” (el-Bakara, 2/144) Ayetinin gelişinden sonra kıble KAbe’ye çevrildi. Devamını okuyun…»
18.03.2008
nceki Yazılar