Kategori 'KategorilenmemiÅŸ'

Eğer cahiller susup konuşmasalardı

* İbadetin tadını alan kimse ibadetten usanmaz. Usanan kimse, Allahü teâlâyı az tanıdığı için usanır.

* Hiçbir şey, kaybedilmiş vakti telafi edemez.

* Cahil kimseler, ilimle birbirlerine karşı övünürler. Onların ilimden nasibi sadece övünmeleridir.

* Kul, Allahü teâlâ için neyi terk ederse, Allahü teâlâ, ona karşılık daha hayırlısını verir.

* Allahü teâlâyı unutmaktan büyük günah yoktur.
* Akıllı, sustuğu vakit tefekkür, konuştuğu vakit zikreder, baktığı vakit de ibret alır.
Devamını okuyun…»

Yorum Yazın 09.06.2008

ADALET VE TEVAZU

Emevi halifelerinin büyüğü Ömer b. Abdülaziz Hazretleri, devlet başkanlığı sırasında kul hakkı ve sosyal adalet hususunda çok titiz davranırdı. Gece çalışmalarında ayrı işlere tahsis ettiği iki kandili vardı. Bunlardan birini kendi özel işleriyle ilgili notları yazarken kullanır, öbürünü ise devlet ve millet işleriyle ilgili yazışmalarda kullanırdı. Halife, birden fazla gömleği olmayan, varlıksız biriydi.

Yakınlarından birisi Ömer b. Abdülaziz’e bir elma hediye göndermişti. O da elmayı biraz kokladıktan sonra sahibine geri gönderdi. Elmayı geri götüren görevliye şöyle dedi:

- Ona de ki, elma yerini bulmuÅŸtur.

Fakat görevli itiraz edecek oldu:

- Ey müminlerin başkanı! Rasulullah Aleyhisselâm hediye kabul ederdi. Bu elmayı gönderen de senin yakınlarındandır.

Halife cevap verdi:

- Evet ama, Rasulullah S.A.v.’e verilen hediye idi. Bize gelince, bize verilen hediyeler rüşvet olur.

Valilerin maaşlarını çok bol verirdi. Sebebini şöyle açıklardı:

- Valiler para sıkıntısı çekmezler, bütün ihtiyaçları karşılanırsa, kendilerini halkın işlerine vakfederler.

Bir gece halifenin yanında bir misafiri vardı. Kandilin yakıtı tükenmişti. Misafir dedi ki:

- Hizmetçiyi uyandıralım da kandilin yağını koyuversin.

- Hayır, bırak onu uyusun. Ben ona iki ayrı işi yaptırmak istemem.

- Öyleyse ben kalkıp kandile yağ koyayım.

- Olmaz, misafire iş gördürmek yiğitlikten sayılmaz.

Kendisi kalktı, kandilin yağını koyup yerine döndü ve şöyle dedi:

- Ben kalkıp iş yaparken de Ömer’dim; gelip oturdum, yine aynı Ömer’im.

İki buçuk yıllık halifelik döneminde İslâm aleminde adaleti hakim kılmıştı. Büyük dedesi Hz. Ömer r.a. gibi adalet ve basiret sahibiydi. Henüz kırk yaşlarında iken onu çekemeyenler tarafından bin dinar altın para karşılığında hizmetçisi eliyle zehirlenmişti. Hizmetçisi suçunu itiraf ettiğinde, Ömer b. Abdülaziz, paraları adamdan alarak devlet hazinesine koymuş, kendisini serbest bırakmış, öldürülmekten kurtulması için de kaçmasını söylemişti.

Yorum Yazın 04.06.2008

Kur’an-ı Kerimden dualar

Ey Rabbimiz Bizi sana teslim olanlardan kıl neslimizden de sana teslim olan bir ümmet çıkar, bize ibadet yerlerimizi göster, tövbemizi kabul et zira tövbeleri kabul eden, çok merhametli olan ancak sensin. ( Bakara- 28 )

Ey Rabbimiz, Bize dünyada bir iyilik, ahirette bir iyilik ver. Bizi ateş azabından koru. ( Bakara- 201 )

Ey Rabbimiz Unutursak veya hataya düşersek bizi hesaba çekme(yarlığa).Ey Rabbimiz Bizden öncekilere yüklediğin gibi bize de ağır bir yük yükleme. ( Bakara- 285 )

Rabbimiz Bizim gücümüzün yetmediği işlerden bizi sorumlu tutma, bizi affet, bizi bağışla, bize acı. Çünkü sen mevlamızsın. Kâfir kavimlere karşı bize yardım et. ( Bakara- 286 )

Rabbimiz Bizi doğru yola ilettikten sonra kalplerimizi eğriltme. Bize tarafından rahmet bağışla. Eminiz ki, lütfü en bol olan sensin. (Âli İmran- 8)

Rabbimiz Gelmesinde şüphe edilmeyen bir günde insanları mutlaka toplayacak olan Sen’sin. Allah asla sözünden dönmez. ( Âli İmran -9 )

Ey Rabbimiz İman ettik, öyleyse bizim günahlarımızı bağışla, bizi ateş azabından koru. ( Âli İmran -l6 )

Rabbimiz İndirdiğine inandık ve Peygamber’e uyduk Şimdi bizi (birliğini ve peygamberlerini tasdik eden)şahitlerden yaz. ( Âli İmran- 53 )

Ey Rabbimiz Günahlarımızı ve işimizdeki taşkınlığımızı bağışla, ayaklarımızı (yo1undan) kaydıma, kâfirler topluluğuna karşı bizi muzaffer kıl. ( Â1i İmran-147 )

Rabbimiz Sen bunu boşuna yaratmadın. Seni tesbih ederiz. Bizi cehennem azabından koru. ( Âli İmran -191 )

Rabbimiz, doğrusu sen, kimi cehenneme koyarsan artık rüsva etmişsindir. Zalimlerin hiç yardımcıları yoktur. ( Âli İmran- 192 )

Ey Rabbimiz, Gerçek şu ki biz, Rabbinize iman edin diye seslenen bir davetçiyi (Peygamberi, Kur’anı) işittik. Artık günahlarımızı bağışla, kötülüklerimizi ört, ruhumuzu iyilerle beraber al, ey Rabbimiz. ( Âli- İmran- 193 )

Rabbimiz’ bize peygamberlerin vasıtasıyla vaat ettiklerini de ikram et ve kıyamet gününde bizi perişan etme: Şüphesiz sen vaadinden caymazsın. ( Âli- İmran -194)

Rabbimiz! Biz kendimize zulmettik, eğer bizi bağışlamaz ve bize acımazsan mutlaka ziyan edenlerden oluruz. ( Araf- 23 )

Lutfedip hidayetiyle bizi buna(bu nimete) kavuşturan Allah’a hamdolsun, Allah bizi doğru yola iletmeseydi kendiliğimizden doğru yolu bulacak değildik. Andolsun ki, Rabbimizin elçileri gerçeği getirmişlerdir. ( Araf- 43 )

Ey Rabbimiz! Bizi zalimler topluluÄŸu ile beraber bulundurma! ( Araf- 47 )

Rabbimiz! Bizimle kavmimiz arasında adaletle hükmet. Çünkü sen hükmedenlerin en hayırlısısın. ( Araf- 89 )

Rabbimiz üstümüze sabır yağdır ve bizi müslüman olarak öldür. ( Araf- l26 )

Allah’a dayandık. Ey Rabbimiz, bizi. O zalimler topluluğuna bir fitne (konusu) yapma. Ve bizi rahmetinle 0 kâfirler topluluğundan kurtar. ( Yunus 85-86 )

Ey Rabbim beni ve soyumdan gelenleri namazı devamlı kılanlar eyle. Ey Rabbimiz duamı kabul et! ( İbrahim-40 )

Ey Rabbimiz (amellerin) hesap olunacağı gün beni ana-babamı ve mü’minleri bağışla. ( İbrahim- 41 )

Rabbimiz, Bize tarafından rahmet ver ve bize, şu durumumuzdan kurtulacak yolu hazırla. ( Kehf- 10 )

Rabbimiz, Biz iman ettik, öyleyse bize acı. Sen merhametlilerin en iyisisin. ( Mü’minun 109 )

Rabbimiz, Cehennem azabını üzerimizden sav. Doğrusu onun azabı gelip geçici bir şey değildir. ( Furkan- 65 )

0rası cidden ne kötü bir uğrak, ne kötü bir konaktır. ( Furkan- 66 )

Rabbimiz bize gözümüzü aydınlatacak eşler ve zürriyetler bağışla ve bizi takva sahiplerine önder kıl. ( Furkan-74 )

Bizden tasayı gideren Allah’a hamdolsun. Doğrusu Rabbimiz çok bağışlayan, çok nimet verendir. ( Fatır- 34 )

Rabbimiz bizi ve iman ile daha önce bizi geçmiş din kardeşlerimizi bağışla, kalplerimizde, iman edenlere karşı hiç bir km bırakma. Rabbimiz, Şüphesiz ki sen çok şefkatli, çok merhametlisin. ( Haşr- 10 )

Rabbimiz, Sana dayandık, sana yöneldik. Dönüş sanadır. ( Mümtehine-4 )

- Rabbimiz, Bizi inkâr edenler için bir fitne kılma bizi bağışla, Ey Rabbimiz, yegâne galip ve hikmet sahibi ancak sensin. ( Mümtehine-5 )

Ey Rabbimiz, Nurumuzu tamamla, bizi bağışla, çünkü sen her şeye kadirsin. ( Tahrim- 8 )

Başıma bu dert geldi. Sen, merhametlilerin en merhametlisisin. ( Enbiya- 83 )

Senden başka hiç bir tanrı yoktur. Seni tenzih ederim. Gerçekten ben (nefsine zulmeden) za1im1erden oldum. ( Enbiya- 87 )

Rabbim beni yalnız bırakma. Sen varislerin en hayırlısısın. (Her şey sonunda senindir.) ( Enbiya- 89)

Rabbim bağışla ve merhamet et. Sen merhametlilerin en iyisisin. ( Mü’minun- 118)

Bizi zalimler topluluğundan kurtaran Allah’a hamdolsun. ( Mü’minun- 28)

Rabbim beni yalanlamalarına karşılık bana yardımcı ol. ( Mü’minun- 38 )

Ey Rabbim, beni ve kardeşimi bağışla, bizi merhametine kabul et. Zira sen merhametlilerin en merhametlisisin. ( Araf- 151 )

Rabbim, küçüklüğümde onlar beni nasıl yetiştirmişlerse, sen de onları esirge. ( İsra-24 )

Rabbim gireceğim yere dürüstlükle girmemi sağla çıkacağım yerden de dürüstlükle çıkmamı sağla. Bana, tarafından hakkıyla yardım edici bir kuvvet ver. ( İsra- 80 )

Allah bana yeter. Ondan başka tanrı yoktur. Ben sadece O’na (güvenip)dayanırım. Çünkü 0 büyük arşın sahibidir. ( Tevbe- 129 )

Rabbim, bana tarafından hayırlı bir nesil bağışla İnanıyorum ki sen, duayı hakkıyla işitensin. ( Âli-İmran- 38 )

Rabbim, Ruhuma geniÅŸlik ver.

İşimi bana kolaylaştır.

Dilimin bağını çöz. Ki sözümü anlasınlar

Rabbim, benim ilmimi artır. ( Taha- 114 )

Rabbim, Bana hikmet ver ve beni iyiler (zümresi ne ) kat. ( Şuara- 83 )

Bizi mü’min kullarının birçoğundan üstün kılan Allah’a hamdolsun. ( Neml- 15 )

Ey Rabbim, Bana ve ana-babama verdiğin nimet şükretmemi ve hoşnut alacağın iyi iş yapmamı gönlüme getir. Rahmetinle, beni iyi kulların arasına kat. ( Neml- 19 )

Rabbim, doğrusu kendime zulmettim. Beni bağışla. ( Kasas- 16 )

Rabbim beni zalimler güruhundan kurtar. ( Kasas- 2l )

Rabbim, Doğrusu bana indireceğin her hayra muhtacım. ( Kasas- 24 )

Rabbim, Şu fesatçılar güruhuna karşı bana yardım et. ( Ankebut- 30 )

Rabim, Bana ve anne babama verdiğin nimete şükretmemi ve razı olacağın yararlı iş yapmamı temin et. Benim için de zürriyetim için de iyiliği devam ettir. Ben sana döndüm. Ve elbette ki ben müslümanlardanım. ( Ahkaf- 15 )

Rabbim, yeryüzünde kâfirlerden hiç kimseyi bırakma ( Nuh- 26 )

Rabbim, Beni, ana-babamı, iman etmiş olarak evime girenleri, iman sahibi erkekleri ve kadınları bağışla, zalimlerinde ancak helakini artır. ( Nuh- 28 )

Yorum Yazın 04.06.2008

Ateizm Nedir?

A)    ATEİZM NEDİR?
1.    Ateizmin Tanımı

Ateizm terimi öncelikle felsefî bir kavram olup Tanrı inancı karşısında tepkisel bir düşünceyi dile getiren dünya görüşünün ismidir. Tarihte çok yaygın olmasa da eski dönemlerden itibaren günümüze kadar var olan ve bazı filozoflarca da dile getirilen önemli bir problemdir. Yüzyılımızın ilk yarısında da tarihte hiçbir zaman olmadığı kadar yaygınlaşan ve kendine taraftar bulan bir düşünce akımıdır. Günümüzde ise eski gücünden uzaklaşan ve fikrî dayanaklarını da tek tek yitiren ideolojik bir tavırdır.

Ateizm kelimesi Yunanca da “Tanrı” anlamına gelen “Theos”tan türemiÅŸtir. Bu kelimeden de “Tanrı inancına sahip olmak” ya da “Tanrı’ya inanmak” anlamına gelen theism anlayışı ortaya çıkmıştır. Ateizm kelimesi de İngilizce “theism” kelimesinin başına “a” ön takısının eklenmiÅŸ hali olup Türkçe’de “tanrıtanımazlık” anlamına gelmektedir. Bu eserde konu iÅŸlenirken tanrıtanımazlık ya da inançsızlık terimleri kullanılmakla birlikte dilimizde yaygınlık kazandığı için ateizm kelimesinin aynen kullanılması tercih edilmiÅŸtir. Devamını okuyun…»

Yorum Yazın 18.05.2008

Ahirete giden gelen var mı?

Günlük hayatımızda, ahiretin varlığı hakkında derinliÄŸine nüfuz edilmeyince zorlandığımız sorularla karşılaşırız. Bunlar “GörmediÄŸime inanmam” safsatasının arkasına sığınan materyalistlerin bir iman vadisini daha inkar için kullandıkları, devrini çoktan kapamış hezeyanlardır.

Evet, insan akıl ve mantığının bir hadiseyi halihazır için kabullenip de onu istikbal için inkar etmesinden daha korkunç bir tezat düşünülemez. Yani aslında ahiretin varlığına delil olarak içinde yaÅŸadığımız hayat kafidir. İkinci bir hayatın varlığını inkar edenler, içinde yaÅŸadıkları hayatı inkar edebilirler mi? Edemezler. Devamını okuyun…»

Yorum Yazın 10.05.2008

Sonraki Yazılar Önceki Yazılar