Kategori 'Dualar'

Resmin büyük hali için tıklayınız
Sekîne duâsı nelerden bahseder? Bu duâyı on dokuz defa okumamızın sırrı ve hikmeti nedir? Bu duâyı nerede ve ne zaman okumalıyız?”
Aslı vahye dayanan yüksek, sırlı, tılsımlı, feyizli ve kuvvetli duâlardan birisi de Sekîne’dir. Hazret-i Cebrâil Aleyhisselâm Peygamber Efendimizin (asm) huzurunda bir sayfa indiriyor. Allah’ın altı ismi yazılı bulunan bu esrarlı ve tılsımlı duâ sayfası Hazret-i Ali’ye (ra) tebliğ ediliyor. Hazret-i Ali (ra) bu hâdiseyi şöyle anlatıyor: “Ben Cebrâil’i gökkuşağı gibi semâyı kuşatmış olarak gördüm. Sesini işittim. Sayfayı aldım. Sayfada Allah’ın Ferd, Hayy, Kayyûm, Hakem, Adl ve Kuddûs isimlerini yazılı buldum.”1 Devamını okuyun…»
10.05.2008
Bir anahtar düşünün açamayacağı hiçbir kapı olmasın. Her kapının deliğine uygun bir anahtar düşünün. Kim böyle bir anahtara sahip olmak istemez? Tabiî ki herkes sahip olmak ister. “Benim de böyle bir anahtarım olsa ne iyi olur” diye düşünenler, eminim oldukça fazladır.
Peki, öyleyse o anahtar zaten elimizin altında desek! Evet, o anahtar her kapıyı açan, her kapıdan içeriye girmemizi sağlayan anahtarımız dualarımızdır. Duanın açamayacağı hiçbir kapı yoktur. Dua elimizde bulunan fakat değerini tam olarak kavrayamadığımız, farkında bile olmadığımız en değerli hazinemizdir. Kulunu Allaha yaklaştıran, kulun acizliğini, muhtaçlığını itiraf ettiren, insanı kötülüklere ve musibetlere karşı ehemmiyette Devamını okuyun…»
10.05.2008

08.04.2008
Dedim ki: ‘Çok yalnızım.’Dedi ki: … فَإِنِّي قَرِيبٌ ‘
Ben ki sana çok yakınım.’ Bakara-186
Dedim ki: ‘Evet biliyorum, sen bana yakınsın ama ben senden uzağım, keşke ben de sana yakın olabilseydim.
Dedi ki:
وَاذْكُر رَّبَّكَ فِي نَفْسِكَ تَضَرُّعاً وَخِيفَةً وَ دُونَ
الْجَهْرِ مِنَ الْقَوْلِ بِالْغُدُوِّ وَالآصَالِ
‘Rabbini sabah akşam, yüksek olmayan bir sesle, kendi kendine, ürpertiyle, yalvara yalvara ve için için zikret.’ Araf-205
Dedim ki: ‘Bu da senin yardımını ister.’
Dedi ki: أَلَا تُحِبُّونَ أَن يَغْفِرَ اللَّهُ لَكُمْ
‘ALLAH’ın sizi bağışlamasını istemez misiniz?’ Nur-22
Dedim ki: ‘Tabii ki, beni affetmeni çok isterim.’
Dedi ki: وَاسْتَغْفِرُواْ رَبَّكُمْ ثُمَّ تُوبُواْ إِلَيْهِ ‘
(Öyleyse) Rabbinizden bağışlanma dileyin, sonra O’na tövbe edin. Gerçekten benim Devamını okuyun…»
19.03.2008
Bilindiği üzere Kur’ân-ı Kerîm’in (ondört) yerinde secde ayeti vardır. Kur’an okuyan kimse bu ayetlere rastgelince dikkat çeker, secde ayetini okuyunca hemen duraklar. Kalkar, ellerini yanına salıverilmiş halde tekbir alır, namaz secdesi gibi secdeye iner. Secdede üç defa “Sübhâne Rabbiye’l-alâ” der, yahut: “Sübhâne Rabbinâ in kâne vâdü Rabbinâ lemef’ûla.” der. Sonra yine tekbir alarak başını kaldırır, böylece secde ayetini okuması sebebiyle yüklendiği secde mükellefiyetini yerine getirmiş olur.
Secdeden kalkınca:
“Gufrâneke Rabbenâ ve ileyke’l-masîr.” ayeti (dua makamında) okunur.
Şayet, ayet okunduğu, yahut dinlendiği halde, o anda secde yapılamayıp sonraya tehir edilecekse, bu defa sadece şu duâ okunur.
“Semi’nâ ve etâ’nâ, gufrâneke Rabbenâ ve ileyke’l-masîr.”
08.03.2008
Sonraki Yazılar
nceki Yazılar