Kategori 'Bazı Bilgiler'
ر“Tefsir” kelimesi فسر kökünden türemiş تفعيل“tef’il” babından beyan/açıklama anlamına gelen bir kelimedir. Şeddesiz olarak, bir “şeyi açıkladım” şeklinde kullanıldığı gibi şeddeli olarak, “bir şeyi açıkladım” şeklinde de kullanılır. Onu açıkladığım zaman tefsir ettim demek olur. “Tefsir” ile “te’vil” kelimeleri arasındaki fark şudur:
“Tefsir”; lafız ile kast olunanı açıklamaktır,
“Te’vil” ise; mana ile kast olunanı açıklamaktır,
“Tefsir” kelimesi kullanımda Kur’an ayetlerinin açıklanması ile özdeşleşmiştir. Kur’an Arapçadır ve kelimeleri de Arapçadır. Hatta استبرق kelimesi gibi aslı Arapça olmayan kelime bile Arapça dilbilgisi kurallarına göre Arapçalaştırılmış ve Arapça kelimelerden birisi haline gelmiştir. Kur’an’ın sözlerinde kullandığı üslûb da Arapçadır. Allahu Teâla; قُرْآنًا عَرَبِيًّا “Arapça bir Kur’an olarak.”[1] buyurmaktadır. Araplar Kur’an’ı okuyorlar, belağatının Devamını okuyun…»
20.07.2008
Mezhep nedir?
Herhangi bir İslam müçtehidinin şer’i delillerden çıkardığı hükümlerin bütünüdür.
Mezhepler kaça ayrılır, nelerdir?
İkidir. İtikatta mezhep, amelde mezhep.
İtikatta mezhepden bahseder misiniz?
İtikadda hak mezhep : “Ehl-i sünnet ve cemaat” mezhebidir. Bu mezhep Peygamber Efendinmizin ve ashab-ı Kiramın itikad ve ameli üzerine olan mezheptir. Buna “Fırka-i naciye” kurtulan fırka denir. Bunun dışında bazı fırkalr vardır, onlara da “Fırak-ı dalle” Devamını okuyun…»
10.07.2008
Abdullah bin Mes’ud (r.a.) rivayet ediyor:
Resûlullah (s.a.v.) bana, “Bana Kur’ân oku” buyurdu.
“Kur’ân sana indirildiği halde ben mi sana okuyacağım?” dedim.
“Evet, onü başkasından dinlemeyi seviyorum” buyurdu.
Devamını okuyun…»
21.06.2008
Sözlük anlamı: Düşünmek, hatırlamak, hatırlatmak, anmak, öğüt, ihtar, uyarı.
Kur’an’da zikir: Kur’anda zikir kelimesi türevleriyle birlikte 250′den fazla yerde geçmektedir. Sadece “zikr” şekliyle 63 defa zikredilmektedir. Sadece emirhaliyle 37 yerde geçmektedir.
Devamını okuyun…»
21.06.2008
Muhkem, dili bilenin, kendisinden ancak bir tek mana anladığı kelamdır. Bu anlama da mu’teber olan ise ilk arab nesillerinin anlamasıdır, yoksa zamanımızın tedkikcilerinin anlaması değildir. Çünki boş tedkik, şifası pek müşkil öyle bir hastalıkdır ki, muhkemi müteşabih, ma’lumu da meçhul yapar.
Devamını okuyun…»
21.06.2008
nceki Yazılar