ÂBAD: (Fars.) Er. 1. Şen, bayındır. 2. (Ar.) Sonsuz gelecek zamanlar.
ABADÎ: (Fars.) Er. - Şen, bayındır, mamurlukla ilgili. Abadı Mehmet Çelebi. Türk hukuk bilgini (1555).
ABAKA HAN: (Tür.)- İlhanlı hükümdarı Hülagu’nun oğlu.
ABAY (Tür.) Er. - Beceri. Sezgi, anlayış, dikkat. Abay Kunanbayoğlu. Kazak Türk şiirinin kurucusu.
ABAZA: (Tür.) - Karaçay-Çerkes Özerk bölgesinde yaşayan müslüman bir halk. - Abaza Hasan Paşa, Osmanlı vezirlerinden.
ABBAD: (Ar.) Er. -Allaha itaat ve ibadet eden, kulluğunu hakkıyla yerine getiren. Yasaklarından kaçınan. -Abbad b. Bişr. Ashab’dan.
ABBAS (Ar.) Er: 1. Sert, çatık kaşlı kimse. 2. Arslan (bkz. Esed, gazanfer, şiir). - Abbas b. Abdülmuttalib. Rasûlullah (s.a.s)’ın amcası, Mekke’nin fethinde müslüman olmuştur. Devamını okuyun…»
10.05.2008
Günlük hayatımızda, ahiretin varlığı hakkında derinliğine nüfuz edilmeyince zorlandığımız sorularla karşılaşırız. Bunlar “Görmediğime inanmam” safsatasının arkasına sığınan materyalistlerin bir iman vadisini daha inkar için kullandıkları, devrini çoktan kapamış hezeyanlardır.
Evet, insan akıl ve mantığının bir hadiseyi halihazır için kabullenip de onu istikbal için inkar etmesinden daha korkunç bir tezat düşünülemez. Yani aslında ahiretin varlığına delil olarak içinde yaşadığımız hayat kafidir. İkinci bir hayatın varlığını inkar edenler, içinde yaşadıkları hayatı inkar edebilirler mi? Edemezler. Devamını okuyun…»
10.05.2008

Resmin büyük hali için tıklayınız
Sekîne duâsı nelerden bahseder? Bu duâyı on dokuz defa okumamızın sırrı ve hikmeti nedir? Bu duâyı nerede ve ne zaman okumalıyız?”
Aslı vahye dayanan yüksek, sırlı, tılsımlı, feyizli ve kuvvetli duâlardan birisi de Sekîne’dir. Hazret-i Cebrâil Aleyhisselâm Peygamber Efendimizin (asm) huzurunda bir sayfa indiriyor. Allah’ın altı ismi yazılı bulunan bu esrarlı ve tılsımlı duâ sayfası Hazret-i Ali’ye (ra) tebliğ ediliyor. Hazret-i Ali (ra) bu hâdiseyi şöyle anlatıyor: “Ben Cebrâil’i gökkuşağı gibi semâyı kuşatmış olarak gördüm. Sesini işittim. Sayfayı aldım. Sayfada Allah’ın Ferd, Hayy, Kayyûm, Hakem, Adl ve Kuddûs isimlerini yazılı buldum.”1 Devamını okuyun…»
10.05.2008
Bugün interneti gezerken bir şey gözüme takıldı. Defalarca “Coca Cola” yani koladan uzak durmamız ve yapılma şekli kısmen anlatıldı. Ama işin ilginç yanı içeriğinin açıklanması için 15 Eylül 2006 tarihinde Antalya Tüketici Mahkemesinin açtığı dava ve sonucunun nedense manşet haber olarak çıkmadığı…
Neyse daha fazla bişey demiyorum. Bir arkadaşımız slayt gösteri şeklinde anlatımı hazırlamış isterseniz izleyiniz. Kendisine teşekkür ederim… Devamını okuyun…»
10.05.2008
Bir anahtar düşünün açamayacağı hiçbir kapı olmasın. Her kapının deliğine uygun bir anahtar düşünün. Kim böyle bir anahtara sahip olmak istemez? Tabiî ki herkes sahip olmak ister. “Benim de böyle bir anahtarım olsa ne iyi olur” diye düşünenler, eminim oldukça fazladır.
Peki, öyleyse o anahtar zaten elimizin altında desek! Evet, o anahtar her kapıyı açan, her kapıdan içeriye girmemizi sağlayan anahtarımız dualarımızdır. Duanın açamayacağı hiçbir kapı yoktur. Dua elimizde bulunan fakat değerini tam olarak kavrayamadığımız, farkında bile olmadığımız en değerli hazinemizdir. Kulunu Allaha yaklaştıran, kulun acizliğini, muhtaçlığını itiraf ettiren, insanı kötülüklere ve musibetlere karşı ehemmiyette Devamını okuyun…»
10.05.2008